Verb

erschaffen

yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek

Gott hat die Welt erschaffen.

Tanrı dünyayı yarattı.

Der Künstler erschuf ein Meisterwerk.

Sanatçı bir başyapıt yarattı.

((bir şeyi)) yaratmak Sanatçı bir başyapıt yarattı. (Der Künstler hat ein Meisterwerk erschaffen.)

Eş anlamlılar: kreieren, hervorbringen; Zıt anlamlılar: zerstören (yok etmek), vernichten (imha etmek)

'er-' ön eki (tamamlanma veya yaratma belirtir) ve 'schaffen' (yapmak, başarmak) kelimelerinden oluşur. Bir şeyi var etme eylemini ifade eder.

'er-' ön ekini bir şeyi ortaya çıkarma, 'schaffen' kelimesini ise 'şekil verme' olarak düşünün. 'Erschaffen', bir şeyi şekillendirerek var etmektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.