Verb

sichten

görmek, incelemek, gözden geçirmek, ayıklamak

Der Seemann konnte endlich Land sichten.

Denizci sonunda karayı görebildi.

Wir müssen die vielen Bewerbungen sichten.

Çok sayıdaki başvuruyu incelememiz gerekiyor.

((et4)) bir şeyi görmek Kaptan sahili görebildi.

((et4)) bir şeyi incelemek Belgeleri incelemesi gerekiyor.

Eş anlamlılar: görmek, incelemek, gözden geçirmek; Zıt anlamlılar: gözden kaçırmak, görmezden gelmek

'Görüş, manzara' (die Sicht) kelimesinden türemiştir. Bir şeyi görüş alanına getirme eylemi.

Bir denizcinin karayı 'sichten' (görmesi) veya bir İK yöneticisinin başvuruları 'sichten' (incelemesi) gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.