Adjektiv

gebeugt

eğik, bükülmüş, kambur

Der alte Mann geht mit gebeugtem Rücken.

Yaşlı adam kambur bir sırtla yürüyor.

Sie stand mit gebeugtem Kopf vor ihm.

Başını eğmiş bir şekilde önünde duruyordu.

((mit gebeugtem et3)) (eğik bir ...) ile Adam eğik bir sırtla oturuyor.

gekrümmt (eğri); Zıt anlamlılar: aufrecht (dik), gerade (düz)

'beugen' (eğmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. İngilizce 'bow' kelimesiyle ilgilidir.

'gebeugt' (eğilmiş) bir 'Bogen' (yay) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.