Adverb

Gefühlt

hissedilen, öznel olarak, tahminen

Gefühlt hat der Winter ewig gedauert.

Hissedilen o ki, kış sonsuza dek sürdü.

Hier sind gefühlt tausend Menschen.

Burada tahminen bin kişi var.

Gefühlt + [cümle] hissedilen o ki... Gefühlt, bu yaz daha sıcak.

subjektiv (öznel), scheinbar (görünüşe göre)

'fühlen' (hissetmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'ge-' öneki geçmiş zaman ortacını belirtir.

Bunu 'bana öyle geliyor ki...' veya 'hissiyatım o ki...' gibi düşünün. Nesnel bir gerçeği değil, kişisel bir algıyı ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.