Adjektiv

gekennzeichnet

işaretlenmiş, belirtilmiş, karakterize

Der Weg ist gut gekennzeichnet.

Yol iyi işaretlenmiş.

Das Produkt ist mit einem Siegel gekennzeichnet.

Ürün bir mühür ile işaretlenmiştir.

Seine Arbeit ist durch Präzision gekennzeichnet.

Onun işi hassasiyet ile karakterize edilir.

((bir şey)) ((ile)) işaretlenmiştir bir şey bir şey ile işaretlenmiştir Ürün bir mühür ile işaretlenmiştir.

((bir şey)) ((ile)) karakterize edilir bir şey bir şey ile karakterize edilir Onun işi hassasiyet ile karakterize edilir.

Eş anlamlılar: markiert, ausgewiesen; Zıt anlamlılar: ungekennzeichnet

Geçmiş zaman ortacı ön eki ge- + kennen (bilmek) + zeichnen (çizmek/işaretlemek). Kelimenin tam anlamıyla 'bir işaretle bilinir hale getirilmiş'.

'Bilmek' (kennen) için bir 'işaret' (Zeichen) düşünün. Araba plakası da bir Kennzeichen'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.