Adjektiv

getrennt

ayrı, ayrılmış

Wir möchten bitte getrennt zahlen.

Ayrı ödemek istiyoruz lütfen.

Sie leben seit einem Jahr getrennt.

Bir senedir ayrı yaşıyorlar.

Das sind zwei getrennte Probleme.

Bunlar iki ayrı problem.

getrennt von+3 birinden/bir şeyden ayrı Er lebt getrennt von seiner Familie.

getrennt + Fiil bir şeyi ayrı yapmak Ayrı ödüyoruz.

Eş anlamlılar: separat, einzeln; Zıt anlamlılar: zusammen (birlikte), gemeinsam (ortak)

'ayırmak' anlamına gelen 'trennen' fiilinin geçmiş zaman ortacı.

Restoranda garsonun sorduğunu hayal edin: 'Birlikte mi ayrı mı?' ('Zusammen oder getrennt?').

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.