Nomen

die Entlastung

rahatlama, hafifletme, yükünü alma, ibra

Die Steuerreform bringt eine Entlastung für Familien.

Vergi reformu aileler için bir rahatlama sağlıyor.

Seine Aussage führte zur Entlastung des Angeklagten.

Onun ifadesi sanığın aklanmasına yol açtı.

Ein Gespräch kann eine seelische Entlastung sein.

Bir konuşma ruhsal bir rahatlama olabilir.

((von+3)) bir şeyden kurtulma Borçlardan kurtulmak büyük bir rahatlamaydı.

((für+4)) biri/bir şey için rahatlama Bu bizim için büyük bir rahatlama.

Eş anlamlılar: Erleichterung, Befreiung; Zıt anlamlılar: Belastung, Bürde

'ent-' (uzaklaştırma) öneki + 'Last' (yük) + '-ung' (isimleştirme eki). Kelimenin tam anlamıyla 'yükten kurtulma'.

'ent-' (kurtulma) ve 'Last' (yük) kelimelerini düşünün. Bir yükten kurtulma eylemi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.