Verb

heraus|bringen

yayımlamak, çıkarmak, piyasaya sürmek

Der Verlag hat ein neues Buch herausgebracht.

Yayınevi yeni bir kitap çıkardı.

Er hat den Müll herausgebracht.

Çöpü dışarı çıkardı.

Sie hat das Beste in ihm herausgebracht.

Onun içindeki en iyi yönleri ortaya çıkardı.

((bir şeyi)) yayımlamak/çıkarmak ((bir şeyi)) yayımlamak/çıkarmak Yazar yeni bir kitap çıkarıyor.

Eş anlamlılar: veröffentlichen, publizieren; Zıt anlamlı: zurückhalten (alıkoymak)

'heraus' (dışarı) + 'bringen' (getirmek). Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı getirmek'.

Bir kitabı yayınevinden 'dışarı (heraus)' 'getirip (bringen)' dünyaya sunduğunuzu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.