Nomen

die Hingabe

adanmışlık, bağlılık, tutku

Sie arbeitet mit großer Hingabe.

Büyük bir adanmışlıkla çalışıyor.

Seine Hingabe an die Musik ist bewundernswert.

Müziğe olan bağlılığı takdire şayan.

((a/e)) bir şeye bağlılık Müziğe olan bağlılığı takdire şayan.

((-le)) bağlılıkla Büyük bir adanmışlıkla çalışıyor.

die Widmung (ithaf), die Leidenschaft (tutku), das Engagement (bağlılık)

'hingeben' (kendini adamak) fiilinden gelir, bu da 'hin' (doğru) + 'geben' (vermek) kelimelerinden oluşur. Kendini bir şeye 'verme' eylemi.

Kendinizi bir amaca veya bir kişiye 'doğru' ('hin') 'verdiğinizi' ('geben') düşünün. Bu tam bir kendini adamadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.