Verb

kaputt|machen

bozmak, mahvetmek, kırmak

Mach mein Spielzeug nicht kaputt!

Oyuncaklarımı bozma!

Er hat seine Karriere kaputtgemacht.

Kariyerini mahvetti.

Der Lärm macht mich ganz kaputt.

Gürültü beni tamamen bitiriyor.

((bir şeyi)) bozmak/mahvetmek Kariyerini mahvetti.

Eş anlamlılar: zerstören, ruinieren; Zıt anlamlılar: reparieren, heile machen (tamir etmek)

'kaputt' (bozuk) ve 'machen' (yapmak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'bozuk hale getirmek' demektir.

Bir şeyi 'kaput' yani bozuk 'yapmak' (machen) olarak düşünün. Kelimenin iki parçası eylemi doğrudan tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.