Adjektiv

kurios

garip, tuhaf, acayip

Das ist eine kuriose Geschichte.

Bu garip bir hikaye.

Er hat ein kurioses Hobby.

Onun tuhaf bir hobisi var.

((Sıfat)) + ((İsim)) garip bir ~ ein kurioser Fall

((İsim)) + olmak + ((Sıfat)) ~ gariptir Die Sache ist kurios.

Eş anlamlılar: seltsam, merkwürdig, eigenartig (garip, tuhaf); Zıt anlamlılar: normal, gewöhnlich (normal, sıradan)

Latince 'cūriōsus' (dikkatli, meraklı) kelimesinden gelir. İngilizce 'curious' kelimesiyle aynı kökene sahiptir.

İngilizce 'curious' kelimesini düşünün, ancak Almancada genellikle 'garip' veya 'acayip bir şekilde ilginç' anlamı daha güçlüdür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.