Verb

lauten

... diye yazmak, olmak, ifade etmek

Wie lautet die Frage?

Soru nedir?

Das Urteil lautet auf Freispruch.

Karar beraat yönünde.

Wie lautet ...? ... nedir? Wie lautet deine Adresse?

((bir şey)) lautet ... (bir şey) ...dır/dir Die Antwort lautet Ja.

((auf+4)) lauten ... olarak hüküm verilmek Das Urteil lautet auf Freispruch.

Eş anlamlılar: heißen, klingen, formuliert sein

'der Laut' (ses) kelimesinden gelir. Bir şeyin nasıl 'seslendirildiğini' veya ifade edildiğini belirtir.

Bir sorunun veya kararın içeriğini 'seslendirdiğini' düşünün. 'Sorunun sesi şöyle...' ifadesi 'Die Frage lautet...' olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.