Adjektiv

leicht verletzt

hafif yaralı

Der Fahrer wurde zum Glück nur leicht verletzt.

Neyse ki sürücü sadece hafif yaralandı.

Nach dem Sturz war sie leicht verletzt.

Düştükten sonra hafif yaralandı.

((biri)) hafif yaralandı (yüklem olarak) birisi hafif yaralanır Sürücü hafif yaralandı.

Eş anlamlılar: hafif yaralı; Zıt anlamlılar: ağır yaralı (schwer verletzt), ölümcül yaralı (tödlich verletzt)

'hafif' anlamına gelen 'leicht' ve 'yaralamak' anlamına gelen 'verletzen' fiilinin geçmiş zaman ortacı 'verletzt' kelimelerinden oluşur.

'Hafif' (leicht) bir yara olarak düşünün. 'Ağır' (schwer) bir yaranın tam tersidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.