Verb

plädieren

savunmak, iddia etmek, taraftar olmak

Der Anwalt plädiert auf Freispruch.

Avukat beraat talep ediyor.

Sie plädiert für mehr Umweltschutz.

Daha fazla çevre koruması için savunuculuk yapıyor.

((auf+4)) ... talep etmek, ... iddia etmek Avukat beraat talep ediyor. (Der Anwalt plädiert auf Freispruch.)

((für+4)) ... için savunuculuk yapmak, ...'i savunmak İnsan hakları için savunuculuk yapıyor. (Er plädiert für Menschenrechte.)

Eş anlamlılar: befürworten (desteklemek), verteidigen (savunmak)

Fransızca 'plaider' (savunmak) kelimesinden, o da Latince 'placitum' (karar, talep) kelimesinden gelir.

İngilizce 'to plead' (yalvarmak, savunma yapmak) kelimesine çok benziyor. Mahkemede bir davayı savunan bir avukat düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.