Verb

bereiten

neden olmak, sebep olmak, hazırlamak

Das laute Geräusch bereitete ihm Schmerzen.

Yüksek ses ona acı verdi.

Ihre Anwesenheit bereitet mir große Freude.

Onun varlığı bana büyük bir keyif veriyor.

((j-m)) ((et4)) (birine) (bir şeye) neden olmak Sözlerin bana endişe veriyor.

Eş anlamlılar: verursachen (neden olmak), machen (yapmak), geben (vermek)

Eski Yüksek Almanca 'reiti' (hazır) kelimesinden gelen 'bereit' (hazır) ile ilgilidir. 'be-' + 'reit' yapısı 'hazır etmek' anlamına gelir ve zamanla 'neden olmak' anlamına evrilmiştir.

'bereit' (hazır) sıfatını hatırlayın. 'Bereiten', bir durumu var olmaya 'hazır' hale getirmek gibi, bir şeyin olmasına neden olan eylemdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.