Verb

erstrecken

uzanmak, yayılmak, kapsamak

Der Park erstreckt sich bis zum Fluss.

Park nehre kadar uzanıyor.

Die Prüfung erstreckt sich über zwei Tage.

Sınav iki güne yayılıyor.

Seine Forschungen erstreckten sich auf viele Gebiete.

Araştırmaları birçok alanı kapsıyordu.

sich ((von+3)) ((bis zu+3)) erstrecken ...'dan ...'a kadar uzanmak Orman şehirden göle kadar uzanıyor.

sich ((über+4)) erstrecken ... boyunca sürmek/yayılmak Sınav iki güne yayılıyor.

sich ((auf+4)) erstrecken ...'i kapsamak Araştırmaları birçok alanı kapsıyordu.

Eş anlamlılar: reichen (ulaşmak), sich ausdehnen (genişlemek)

'er-' ön eki ve 'strecken' (uzatmak) fiilinden gelir. Neredeyse her zaman dönüşlü olarak kullanılır: 'sich erstrecken'.

İngilizce 'stretch' kelimesini düşünün. Fiil, bir şeyin (bir park veya bir zaman dilimi gibi) bir noktadan diğerine nasıl 'uzandığını' tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.