die Rückstände
Çeviri
kalıntılar, borçlar, birikmiş işler, artıklar
Örnekler
Chemische Rückstände wurden im Wasser gefunden.
Suda kimyasal kalıntılar bulundu.
Er hat noch finanzielle Rückstände bei der Bank.
Bankaya hâlâ mali borçları var.
Die Firma muss ihre Rückstände aufholen.
Şirket birikmiş işlerini telafi etmek zorunda.
Dilbilgisi Kalıpları
Rückstände ((von et3)) bir şeyin kalıntıları/borçları Meyvede pestisit kalıntıları var.
Rückstände ((bei et3)) bir yerdeki borçlar Vergi dairesine borcu var.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'Rück-' (geri) ve 'Stand' (durum) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'geride duran şey'.
Hafıza İpuçları
Bir şeyin grubun 'gerisinde durduğunu' (Rück-stand) düşünün; yani geride kalan şey, ister fiziksel kalıntı olsun ister ödemelerde geri kalma.