Adjektiv

scharf

keskin, acı, sivri, zeki

Das Messer ist sehr scharf.

Bıçak çok keskin.

Die Suppe ist zu scharf für mich.

Çorba benim için çok acı.

Er hat einen scharfen Verstand.

Onun keskin bir zekası var.

Sie machte eine scharfe Kurve.

Keskin bir viraj yaptı.

((niteleme)) [isimden önce] ein scharfes Messer

((yüklem)) ['sein' ile] Das Messer ist scharf.

Eş anlamlılar: keskin, acı, sivri; Zıt anlamlılar: küt, hafif

Eski Yüksek Almanca 'scarf' kelimesinden gelir, İngilizce 'sharp' ile akrabadır. Anlamı tutarlı kalmıştır.

İngilizce 'sharp' kelimesine çok benziyor. Keskin (scharf) bir bıçak veya acı (scharf) bir biber düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.