Verb

schütteln

sallamak, çalkalamak

Er schüttelte den Kopf.

Başını salladı.

Sie schüttelte die Flasche vor dem Öffnen.

Açmadan önce şişeyi çalkaladı.

Der Hund schüttelte sich das Wasser aus dem Fell.

Köpek, tüylerindeki suyu silkeledi.

((bir şeyi)) bir şeyi sallamak Başını salladı. Er schüttelte den Kopf.

((birinin)) ((elini)) birinin elini sıkmak Elimi sıktı. Er schüttelte mir die Hand.

((kendini)) silkinmek Köpek silkelendi. Der Hund schüttelte sich.

Eş anlamlılar: rütteln, beben

Eski Yüksek Almanca 'scutten' kelimesinden. İngilizce 'shake' ve 'shoot' ile ilgilidir.

'Şut el' gibi düşünün. Topa şut çekerken elinizi salladığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.