Adjektiv

schwerhörig

ağır işiten

Mein Großvater ist etwas schwerhörig.

Büyükbabam biraz ağır işitiyor.

Man muss mit ihm lauter sprechen, da er schwerhörig ist.

Ağır işittiği için onunla daha yüksek sesle konuşmak gerekiyor.

((olmak)) + ağır işiten O, çocukluğundan beri ağır işitiyor.

Eş anlamlılar: hörgeschädigt (işitme engelli); Zıt anlamlı: guthörend (iyi işiten)

'schwer' (zor, ağır) ve 'hörig' ('hören', duymak ile ilgili) kelimelerinden oluşur. 'Zor duyan' anlamına gelir.

Duymanın ('hören') birisi için ağır ('schwer') bir görev olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.