stauen
Çeviri
biriktirmek, tıkanmak, baraj yapmak
Örnekler
Der Verkehr staut sich auf der Autobahn.
Otobanda trafik sıkışıyor.
Das Wasser staut sich hinter dem Damm.
Su, barajın arkasında birikiyor.
Dilbilgisi Kalıpları
sich4 stauen ((auf+3)) (...de) tıkanmak Der Verkehr staut sich auf der Brücke.
et4 stauen ...i biriktirmek Der Biber staut den Fluss.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: blockieren, anstauen; Zıt anlamlı: fließen
Etimoloji
'Ayakta durmak' anlamına gelen 'stehen' ile ilgilidir. Bir şeylerin hareketsiz durduğu bir durumu tanımlar.
Hafıza İpuçları
Arabaların bir 'Stau' (trafik sıkışıklığı) içinde 'ayakta durduğunu' (stehen) düşünün.