Nomen

das Anwesen

mülk, malikane, konut, mevcudiyet

Sie besitzen ein großes Anwesen am See.

Göl kenarında büyük bir mülkleri var.

Sein Anwesen bei der Konferenz war wichtig.

Konferanstaki mevcudiyeti önemliydi.

bir mülke sahip olmak ((et4)) bir mülke sahip olmak Sie besitzen ein großes Anwesen am See.

Eş anlamlılar: Grundstück, Besitz (mülk); Anwesenheit, Gegenwart (mevcudiyet); Zıt anlamlılar: Abwesenheit

an- ('-de, üzerinde') + Wesen ('varlık, öz') kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'bir yerde bulunma' demektir, bu da mevcudiyet veya kişinin bulunduğu mülk anlamına gelebilir.

Birinin 'olduğu' (an-wesen) yeri, yani malikanesini veya sadece varlığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.