Verb

treten

girmek, basmak, tekmelemek

Sie traten leise ins Zimmer.

Sessizce odaya girdiler.

Die Kinder traten nicht auf das Gras.

Çocuklar çimlere basmadı.

Die Spieler traten den Ball.

Oyuncular topa vurdu.

((içine (akk))) bir yere girmek Sie traten in das Haus.

((üstüne (akk))) bir şeye basmak Sie traten auf die Bremse.

((birine (akk))) birine tekme atmak Die Spieler traten die Gegner.

Eş anlamlılar: gehen (gitmek), steigen (tırmanmak); Zıt anlamlılar: stehen bleiben (durmak)

Eski Yüksek Almanca 'tretan' kelimesinden gelir. İngilizce 'tread' (basmak, çiğnemek) kelimesiyle kökteştir.

İngilizce 'tread' kelimesiyle bağlantı kurun. Geçmiş zaman hali 'trat', sert bir adım sesini andırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.