überfüllt
Çeviri
tıklım tıklım, çok kalabalık, ağzına kadar dolu
Örnekler
Der Zug war heute Morgen überfüllt.
Tren bu sabah tıklım tıklımdı.
Sein Kopf ist mit nutzlosen Informationen überfüllt.
Kafası gereksiz bilgilerle dolup taşmış.
Dilbilgisi Kalıpları
mit+3 ile dolu olmak Otobüs insanlarla dolu. Der Bus ist mit Menschen überfüllt.
Benzer Kelimeler
voll (dolu), kalabalık; Zıt anlamlı: leer (boş)
Etimoloji
'über' (aşırı) + 'füllen' (doldurmak) fiilinin geçmiş zaman sıfat-fiili. Kelimenin tam anlamıyla 'aşırı doldurulmuş'.
Hafıza İpuçları
Bir bardağın taşacak kadar, yani 'üzerine (über)' kadar 'doldurulduğunu (füllen)' hayal edin.