Adjektiv

überlastet

aşırı yüklü, sıkışık, bunalmış

Die Server sind zurzeit überlastet.

Sunucular şu anda aşırı yüklü.

Ich fühle mich von der Arbeit überlastet.

İşten bunalmış hissediyorum.

Die Straßen der Stadt sind völlig überlastet.

Şehrin caddeleri tamamen sıkışık.

aşırı yüklü ((olmak)) Hat aşırı yüklü.

kendini bunalmış ((hissetmek)) Kendimi tamamen bunalmış hissediyorum.

Eş anlamlılar: überfüllt (tıklım tıklım), gestresst (stresli); Zıt anlamlılar: entlastet (rahatlamış), leer (boş)

'über' (aşırı) + 'Last' (yük) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'aşırı yüklü' demektir.

Sırtında 'aşırı' (über) 'yük' (Last) olan bir eşek hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.