Adjektiv

voll

dolu

Das Glas ist voll.

Bardak dolu.

Der Bus war sehr voll.

Otobüs çok kalabalıktı.

Ich habe die volle Punktzahl erreicht.

Tam puan aldım.

((bir şey)) voll'dur bir şey doludur Bardak doludur.

voll von+3 bir şey ile dolu Sepet elmalarla dolu.

Eş anlamlılar: gefüllt (doldurulmuş), besetzt (meşgul); Zıt anlamlılar: leer (boş)

Eski Yüksek Almanca 'fol' kelimesinden gelir ve İngilizce 'full' kelimesiyle kökteştir.

İngilizce 'full' kelimesine hem ses hem de anlam olarak çok benzer, bu yüzden hatırlaması çok kolaydır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.