Verb

zusammen|bringen

bir araya getirmek, toplamak, barıştırmak, denkleştirmek

Es ist wichtig, die Familie zusammenzubringen.

Aileyi bir araya getirmek önemlidir.

Er versucht, die streitenden Parteien zusammenzubringen.

Tartışan tarafları barıştırmaya çalışıyor.

Wir müssen das Geld für die Reise zusammenbringen.

Seyahat için parayı denkleştirmemiz gerekiyor.

((j-n/et4)) bir araya getirmek Grubu bir araya getirmeye çalışıyor.

Eş anlamlılar: vereinigen (birleştirmek), versammeln (toplamak); Zıt anlamlılar: trennen (ayırmak), spalten (bölmek)

'zusammen' (birlikte) + 'bringen' (getirmek) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte getirmek'.

Farklı yapboz parçalarını 'bir araya getirerek' resmi tamamladığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.