die Einsicht
Çeviri
anlayış, kavrayış, basiret, inceleme (belge)
Örnekler
Er kam zur Einsicht, dass er falsch lag.
Yanlış olduğunu anladı.
Sie hat tiefe Einsicht in die menschliche Natur.
İnsan doğası hakkında derin bir anlayışı var.
Ich bitte um Einsicht in die Akten.
Dosyalara erişim talep ediyorum.
Dilbilgisi Kalıpları
zur Einsicht kommen bir kanıya varmak Er kam zur Einsicht, dass er einen Fehler gemacht hatte.
Einsicht in+4 ((et4)) bir şeyi inceleme Der Anwalt bat um Einsicht in die Akten.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'ein-' (içine) ve 'Sicht' (görüş) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'iç-görü' demektir, bu da anlayışa yol açar.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'insight' kelimesi gibi düşünün. Bir konunun 'içine' ('ein-') bir 'bakış' ('Sicht') atmak, 'anlayış' kazanmaktır.