Verb

heraus|finden

bulup çıkarmak, öğrenmek, keşfetmek

Ich muss herausfinden, wann der Zug fährt.

Trenin ne zaman kalktığını öğrenmem lazım.

Sie hat die Wahrheit herausgefunden.

Gerçeği öğrendi.

Finden Sie den Weg heraus?

Çıkış yolunu buluyor musunuz?

((et4)) herausfinden bir şeyi bulup çıkarmak Ich habe seine Adresse herausgefunden.

herausfinden, ((ob/wann/wie...)) -ip -mediğini/ne zaman/nasıl ... olduğunu öğrenmek Finde heraus, ob er kommt.

Eş anlamlılar: entdecken, ermitteln, feststellen; Zıt anlamlılar: verbergen, geheim halten

'heraus-' (dışarı) + 'finden' (bulmak). Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı bulmak', yani bir şeyi ortaya çıkarmak.

Bir bilgiyi 'bulup' (finden) onu gizlendiği yerden 'dışarı' (heraus) çıkardığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.