Adjektiv

unangenehm

nahoş, rahatsız edici, sevimsiz

Der Geruch war sehr unangenehm.

Koku çok nahoştu.

Die Stille im Raum war unangenehm.

Odadaki sessizlik rahatsız ediciydi.

Es ist mir unangenehm, darüber zu sprechen.

Bu konuda konuşmak benim için rahatsız edici.

nahoş/rahatsız edici olmak Koku çok nahoştu.

((j-m)) nahoş/rahatsız edici gelmek Bu konuda konuşmak benim için rahatsız edici.

Eş anlamlılar: rahatsız edici, sevimsiz; Zıt anlamlılar: angenehm (hoş), erfreulich (sevindirici)

'un-' (olumsuzluk) öneki ve 'angenehm' (hoş) kelimesinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'hoş olmayan'dır.

'angenehm' kelimesinin zıttıdır. 'un-' öneki genellikle olumsuzluk bildirir, tıpkı İngilizce'deki 'un-pleasant' gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.