Verb

schaffen

başarmak, yaratmak, yetişmek

Wir haben die Prüfung geschafft.

Sınavı başardık.

Gott schuf Himmel und Erde.

Tanrı yeri ve göğü yarattı.

Kannst du den Koffer nach oben schaffen?

Bavulu yukarı çıkarabilir misin?

Der Zug schafft es pünktlich.

Tren zamanında yetişiyor.

((et4)) başarmak, halletmek (bir şeyi) Ich habe die Arbeit geschafft.

((et4)) yaratmak (bir şeyi) Gott schuf die Welt.

((et4)) ((yer)) götürmek, taşımak (bir şeyi) Er schafft das Geld auf die Bank.

Eş anlamlı: başarmak, yaratmak

İngilizce 'shape' ile kökteş. Aslen yaratmak/şekil vermek.

'Wir schaffen das' (Bunu başarabiliriz) sözünü hatırla.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.