Adjektiv

intakt

sağlam, bozulmamış, dokunulmamış

Das alte Gebäude ist noch völlig intakt.

Eski bina hala tamamen sağlam.

Trotz des Unfalls blieb der Fahrer intakt.

Kazaya rağmen sürücü sağlam kaldı.

Ihre Freundschaft ist auch nach Jahren intakt.

Dostlukları yıllar sonra bile hala sağlam.

intakt sein/bleiben sağlam olmak/kalmak Das alte Gebäude ist noch völlig intakt.

Synonyms: unversehrt, unbeschädigt; Antonyms: kaputt, beschädigt

Latince 'intactus' (dokunulmamış) kelimesinden gelir, 'in-' (olumsuzluk) + 'tactus' (dokunulmuş).

İngilizce 'intact' kelimesiyle neredeyse aynıdır, bu yüzden hatırlaması kolaydır. 'in-' (değil) + 'takt' (dokunma) = dokunulmamış olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.