Verb

springen

zıplamak, atlamak, çatlamak

Die Kinder springen im Garten.

Çocuklar bahçede zıplıyor.

Die Tasse ist vom Tisch gefallen und gesprungen.

Fincan masadan düştü ve çatladı.

Er sprang über den Bach.

Derenin üzerinden atladı.

Sie ist vor Freude in die Luft gesprungen.

Sevinçten havaya zıpladı.

((über+4)) bir şeyin üzerinden atlamak Er springt über den Zaun.

((in+4)) bir şeyin içine atlamak Das Kind springt ins Wasser.

((von+3)) bir şeyden atlamak Die Katze springt vom Baum.

(bir nesne) çatlamak Das Glas ist gesprungen.

Eşanlamlılar: hüpfen, hopsen; Zıtanlamlılar: stehen, landen

Eski Yüksek Almanca 'springan' kelimesinden gelir. İngilizce 'spring' (yay, zıplamak) kelimesiyle kökteştir.

İngilizce 'spring' (yay) kelimesini düşünün, bir yay gibi 'springen' (zıplamak).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.