Verb

verkörpern

canlandırmak, somutlaştırmak, temsil etmek

Der Schauspieler verkörpert die Rolle perfekt.

Aktör rolü mükemmel bir şekilde canlandırıyor.

Sie verkörpert den Geist der neuen Generation.

Yeni neslin ruhunu temsil ediyor.

((et4)) bir şeyi canlandırmak Kahraman adaleti canlandırır.

Eşanlamlılar: darstellen, repräsentieren, personifizieren

`ver-` ön eki (değişim) + `Körper` (vücut). Yani 'vücut vermek', soyut bir şeyi somutlaştırmak.

Soyut bir fikre bir 'Körper' (vücut) verdiğinizi düşünün. Bir aktörün bir karaktere vücut vermesi gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.