versammeln
Çeviri
toplamak, bir araya getirmek, toplanmak
Örnekler
Der Lehrer versammelt die Schüler im Hof.
Öğretmen öğrencileri bahçede topluyor.
Die Familie versammelt sich zum Abendessen.
Aile akşam yemeği için toplanır.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n/et4)) birini/bir şeyi toplamak Komutan askerlerini versammelt.
sich ((versammeln)) toplanmak Kalabalık meydanda versammelt.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: zusammenkommen, sich treffen; Zıt anlamlılar: zerstreuen, verteilen
Etimoloji
'ver-' öneki (tamamlama, bir araya getirme) + 'sammeln' (toplamak). Kelimenin tam anlamıyla 'bir araya toplamak'.
Hafıza İpuçları
Bir takımı 'bir araya getirdiğinizi' düşünün. 'ver-' öneki, 'sammeln' (toplamak) eylemini yoğunlaştırır.