ebener
Çeviri
düz, yassı, yatay
Örnekler
Der Tisch steht auf ebener Fläche.
Masa düz bir yüzeyde duruyor.
Wir suchen einen ebeneren Weg.
Daha düz bir yol arıyoruz.
Dilbilgisi Kalıpları
((isim)) + olmak + düz (yüklem) Zemin düzdür. Der Boden ist eben.
düz + bir + ((isim)) (sıfat) Bu düz bir yoldur. Das ist ein ebener Weg.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: flach (düz), glatt (pürüzsüz); Zıt anlamlılar: uneben (engebeli), hügelig (tepeli).
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca 'eban' (eşit, düz) kelimesinden gelir. İngilizce 'even' kelimesiyle kökteştir.
Hafıza İpuçları
İngilizce'deki 'even' (düz) yüzeyi düşünün. Almanca 'eben' kelimesi neredeyse aynı ses çıkarır, bu da hatırlamayı kolaylaştırır.