Nomen

die Empörung

öfke, hiddet, infial

Seine Worte lösten große Empörung aus.

Sözleri büyük bir öfkeye neden oldu.

Die Empörung über die Entscheidung war groß.

Karara yönelik öfke büyüktü.

((bir şeye)) öfke Onun ifadesine yönelik öfke büyüktü. Die Empörung über seine Aussage war groß.

Eş anlamlılar: Entrüstung (hiddet), Wut (öfke), Zorn (gazap)

'empören' (öfkelendirmek) fiilinden gelir. 'empor' (yukarı) kelimesiyle ilişkilidir ve duyguların 'yükselmesini' ifade eder.

Duygularınızın bir haksızlık karşısında 'yukarı' (empor) doğru yükseldiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.