Nomen

der Erlös

hasılat, gelir, kazanç

Der Erlös des Konzerts geht an eine Wohltätigkeitsorganisation.

Konserin hasılatı bir yardım kuruluşuna gidiyor.

Der Erlös aus dem Verkauf war sehr hoch.

Satıştan elde edilen gelir çok yüksekti.

der Erlös ((aus+3)) bir şeyden elde edilen hasılat Satıştan elde edilen hasılat yüksekti.

Eşanlamlılar: Einnahme (gelir), Gewinn (kâr); Zıtanlamlılar: Kosten (maliyet), Aufwand (masraf)

'erlösen' (elde etmek, kurtarmak) fiilinden gelir. 'er-' öneki bir şeyi başarmayı, 'lösen' ise 'çözmek' veya 'serbest bırakmak' anlamına gelir. Yani 'Erlös', bir satıştan 'serbest bırakılan' veya elde edilen şeydir.

Malları para karşılığında 'serbest bıraktığınızı' düşünün. Aldığınız para 'Erlös'tür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.