Verb

treiben

(spor) yapmak, sürüklenmek, yüzmek (su üstünde), gütmek

Ich treibe gern Sport.

Spor yapmayı severim.

Das Boot treibt auf dem Wasser.

Tekne suyun üzerinde sürükleniyor.

Der Wind treibt die Wolken vor sich her.

Rüzgar bulutları sürüklüyor.

Was treibst du so?

Neler yapıyorsun?

((et4)) treiben bir şey yapmak Spor yapıyorum.

auf+3 treiben bir şeyin üzerinde sürüklenmek Tekne suyun üzerinde sürükleniyor.

Eş anlamlılar: machen, betreiben (spor için); schwimmen, gleiten (sürüklenmek için)

Proto-Cermence *drībaną'dan gelir, İngilizce 'to drive' kelimesiyle ilişkilidir.

İngilizce kökenli 'drive' kelimesiyle bağdaştırın. Sporda bir topu 'sürersiniz' (Sport treiben) ve akıntı bir tekneyi 'sürükler' (treibt auf dem Wasser).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.