Präposition

durch

içinden, arasından, vasıtasıyla, yoluyla

Wir gehen durch den Park.

Parkın içinden geçiyoruz.

Ich habe es durch Zufall gefunden.

Onu tesadüfen buldum.

Wir atmen durch die Nase.

Burnumuzdan nefes alırız.

Er schläft den ganzen Tag durch.

Bütün gün uyuyor.

((durch et4)) içinden (mekansal) Wir fahren durch den Tunnel.

((durch et4)) vasıtasıyla/nedeniyle (araç/sebep) Er wurde durch den Unfall verletzt.

Eş anlamlı: vasıtasıyla

Eski Yüksek Almanca 'duruh' kelimesinden. İngilizce 'through' ile aynı kökten.

İngilizce 'through' gibidir. Bir kapıdan (Door) geçtiğinizi hayal edin -> Durch.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.