verb

assume

varsaymak, farz etmek, üstlenmek, takınmak

I assume you know what you're doing.

Ne yaptığını bildiğini varsayıyorum.

He will assume the role of manager.

Müdür rolünü üstlenecek.

She assumed an air of confidence.

Kendine güvenen bir tavır takındı.

((that cümlesi)) ...olduğunu varsaymak I assume that he is innocent.

((sth.)) (rol, sorumluluk) üstlenmek She will assume control of the company.

((sth.)) (ifade, nitelik) takınmak He assumed a look of surprise.

Eş anlamlılar: suppose, presume, undertake, feign

Latince 'ad-' (yönelme) + 'sumere' (almak) kelimelerinden gelir. Temel fikir 'kendine almak'tır.

İngilizce'deki meşhur 'To ASSUME makes an ASS out of U and ME' (Varsaymak seni de beni de aptal durumuna düşürür) sözünü hatırlayın. Kanıtsız varsayımda bulunmanın tehlikesini vurgular.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.