settle
Çeviri
çözmek, yerleşmek, ödemek, sakinleşmek
Örnekler
They agreed to settle the argument.
Tartışmayı çözmek için anlaştılar.
He decided to settle in Australia.
Avustralya'ya yerleşmeye karar verdi.
The children will settle down after a story.
Çocuklar bir hikayeden sonra sakinleşecekler.
Could you please settle the bill?
Hesabı ödeyebilir misiniz lütfen?
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) çözmek tartışmayı çözmek They agreed to settle the argument.
((bir yere)) yerleşmek Avustralya'ya yerleşmek He decided to settle in Australia.
sakinleşmek çocuklar sakinleşecek The children will settle down after a story.
((bir faturayı)) ödemek hesabı ödemek Could you please settle the bill?
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'oturtmak, yerleştirmek, koymak' anlamına gelen 'setlan' kelimesinden gelir. 'sit' (oturmak) ile ilgilidir.
Hafıza İpuçları
Tozun bir yüzeye 'çökmesini' (to settle) düşünün. Durur ve hareket etmez. Bu, tüm anlamları birbirine bağlar: bir anlaşmazlık çözülür, yeni bir eve yerleşirsiniz, sinirleriniz yatışır.