adjective

awful

berbat, korkunç, çok kötü

The weather was awful yesterday.

Dün hava berbattı.

I feel awful about forgetting her birthday.

Onun doğum gününü unuttuğum için kendimi berbat hissediyorum.

That's an awful lot of money.

Bu çok büyük bir para.

((olmak)) awful çok kötü olmak Film berbattı.

((hissetmek)) awful kendini çok hasta veya mutsuz hissetmek Bugün kendimi berbat hissediyorum.

((an awful lot of sth.)) çok büyük miktarda (bir şey) Yapacak çok işi var.

Synonyms: berbat, korkunç, feci; Antonyms: harika, mükemmel, müthiş

'awe' (huşu) + '-ful' (dolu). Aslında 'huşu uyandıran' anlamına geliyordu, ancak anlamı 'dehşet verici' ve ardından 'çok kötü' olarak değişti.

Kökü olan 'awe' kelimesinden anlamının tamamen değiştiğine dikkat edin. 'Awful' artık neredeyse her zaman olumsuzdur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.