adverb

still

hâlâ, yine de, durgun, buna rağmen

He is still waiting for the bus.

Hâlâ otobüsü bekliyor.

The night was cold and still.

Gece soğuk ve durgundu.

It's a small car, but it's still very practical.

Küçük bir araba ama yine de çok pratik.

((still + fiil)) hâlâ yapmak He is still waiting.

((to be + still)) durgun olmak The water was still.

((..., ama ... still ...)) ama yine de It was late, but he was still working.

Eş anlamlılar: (zarf) yet, however; (sıfat) quiet, calm, motionless

Eski İngilizce'de 'hareketsiz, sessiz' anlamına gelen 'stille' kelimesinden gelir. 'Stand' (durmak) ile ortak bir Proto-Cermen kökünden türemiştir.

'Hâlâ' anlamı için, zaman içinde 'hareketsiz duran' (standing still) bir şeyi hayal edin – değişmemiş veya ilerlememiş. Bu, 'hareketsiz' sıfat anlamıyla bağlantılıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.