noun

strait

boğaz, geçit, zor durum

The Strait of Gibraltar separates Europe and Africa.

Cebelitarık Boğazı, Avrupa ve Afrika'yı ayırır.

The company is in dire financial straits.

Şirket ciddi mali sıkıntı içinde.

((yer)) Boğazı a narrow passage of water Cebelitarık Boğazı ünlüdür.

zor durumda olmak in a very difficult situation Şirket zor durumda.

Eş anlamlılar: boğaz; zor durum, sıkıntı. 'straight' (düz) ile karıştırmayın.

Latince 'dar, sıkı' anlamına gelen 'strictus' kelimesinden gelir. 'strict' (katı) ile aynı kökü paylaşır.

Bir 'strait' (boğaz), dar, 'sıkı' bir su geçididir. 'Zor durumda' (in dire straits) olmak, dar, sıkışık bir yerde olmak gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.