adjective

subtle

ince, belirgin olmayan, zekice

There was a subtle change in his mood.

Ruh halinde belli belirsiz bir değişiklik vardı.

Her plan was very subtle and clever.

Planı çok zekice ve akıllıcaydı.

((bir isimden önce sıfat olarak)) ince, belli belirsiz (bir şey) There was a subtle change in his mood.

Synonyms: narin, hafif, ustaca; Antonyms: bariz, apaçık

Latince 'subtilis' (ince dokunmuş) kelimesinden, 'sub' (altında) + 'tela' (ağ). 'Ağın altında' olma fikri, görülmesi veya anlaşılması zor olmakla ilgilidir.

'Sub' (alt) kelimesini düşünün; yüzeyin altında olan, hemen göze çarpmayan 'ince' bir detay gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.