suspicion
Çeviri
şüphe, kuşku, eser miktar
Örnekler
He was arrested on suspicion of murder.
Cinayet şüphesiyle tutuklandı.
I have a suspicion that he is not telling the truth.
Doğruyu söylemediğinden şüpheleniyorum.
There was a suspicion of a smile on her face.
Yüzünde bir gülümseme belirtisi vardı.
Dilbilgisi Kalıpları
((on suspicion of sth.)) (bir şey) şüphesiyle Hırsızlık şüphesiyle tutuklandı.
((a suspicion that ...)) (bir şey olduğuna dair) şüphe Söylediğinden daha fazlasını bildiğine dair bir şüphem var.
((a suspicion of sth.)) bir miktar (bir şey) Nefesinde bir miktar alkol vardı.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'suspicere' (aşağıdan bakmak, güvenmemek) kelimesinden gelir, 'sus-' (altında) + 'specere' (bakmak).
Hafıza İpuçları
Birine gözlerinizin 'altından' (sus-) baktığınızı hayal edin; bu bir şüphe bakışıdır.