noun

sympathy

sempati, duygudaşlık, merhamet, taziye

I have great sympathy for her.

Ona karşı büyük bir sempati duyuyorum.

He expressed his sympathy to the family.

Aileye taziyelerini bildirdi.

There is no sympathy between them.

Aralarında hiç sempati yok.

sympathy ((for sb.)) (birine) karşı sempati I feel sympathy for the victims.

in sympathy ((with sb./sth.)) (biriyle/bir şeyle) hemfikir olmak She is in sympathy with your views.

express ((one's)) sympathy taziyelerini bildirmek Please accept my deepest sympathy.

Eş anlamlılar: compassion, pity; Zıt anlamlılar: apathy, indifference

Yunanca 'syn-' (birlikte) + 'pathos' (his, acı) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'birlikte hissetmek'tir.

'sym-' ekini 'ile' ve 'pathy' kelimesini 'his' olarak düşünün. Başka biri 'ile' hissediyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.