verb

take

almak, götürmek, binmek, (zaman) sürmek

Don't forget to take your keys.

Anahtarlarını almayı unutma.

I'll take the bus to work.

İşe otobüsle gideceğim.

It takes an hour to get there.

Oraya varmak bir saat sürer.

Can you take this book for me?

Bu kitabı benim için alabilir misin?

((sth.)) (bir şeyi) almak, götürmek Don't forget to take your keys.

((a vehicle)) (bir ulaşım aracına) binmek I always take the train to work.

it takes ((time)) ((to-inf)) (bir şey yapmak) (zaman) almak It takes 30 minutes to cook.

Synonyms: get, grab, seize; Antonyms: give, leave

Eski İngilizce 'tacan' kelimesinden, o da Eski Norsça 'almak, kavramak' anlamına gelen 'taka' kelimesinden türemiştir.

'Fotoğraf çekmek' (to take a photo) eylemini düşünün. Bir görüntüyü 'alıyorsunuz'. Bu, bir şeyi alma veya yakalama temel anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.