noun

thunderbolt

yıldırım, bomba haber

A thunderbolt lit up the night sky.

Bir yıldırım gece gökyüzünü aydınlattı.

The news of his resignation came as a thunderbolt.

İstifa haberi bomba gibi düştü.

((sayılabilir)) Bir yıldırım. A thunderbolt lit up the night sky.

((sayılabilir)) Ani ve şok edici bir olay. The news came as a thunderbolt.

Eş anlamlılar: lightning bolt (yıldırım), flash (şimşek); (mecazi) shock (şok), bombshell (bomba haber)

'thunder' (gök gürültüsü) ve 'bolt' (ok, şimşek) kelimelerinin birleşimi. Gök gürültüsüne eşlik eden bir şimşek çakması.

Bir fırtına bulutundan fırlayan bir şimşek oku hayal edin. Ani, şok edici haberler için de kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.